BLOG21 yorum var - 17 Ocak 2008 19:08Kendimi vefasız, değer bilmez bi eski sevgili gibi hissediyorum bugünlerde. Sonra kendini suçlama diyorum kendime. Ondan ayrılmadan onu bu kadar sevdiğimi nereden bilecektim ki? Daha önce hiç bu kadar uzun ayrılmamıştık ki... Düşündükçe gözyaşlarına boğulduğun tek şey o bu zamanlar. Bu benim için aşırı bi durum ve sadece aşk ile açıklanabilir, başka bi açıklama bulamıyorum. Daha önce de ayrı kalmıştık İstanbul ile, her defasında orda biyerde hayat bensiz akıp gidiyor de ben zamanın olmadığı bi mekanda onsuz nefes alamıyorum gibi hissetmiştim. Özediğim olmuştu yani ama bu kadar farketmemiştim koparsak nasıl olacağımızı. Bu en uzun süreli ayrılığımız yıllar sürecek, ben ise şimdiden anlıyorum ona vefasızlığımı. Onu öyle bi soğukkanlılıkla terkedip gittim ki... döndüğünde istanbul cok şanslı olacak o zaman..kendini affettirmeye çalışırsın nazlı mavi gözlü sevgiline .) perdesusu 17 Ocak 2008 19:14bir şehre aşkın tavsiri... BuDDaH 17 Ocak 2008 19:46istanbul un o kömür kalöriferli, soğuk kışlarını hatırlarsınız. akşam 6 dan sonra şehre bir sis iner, zar zor nefes alan bünyelere ve yaşlılara sokağa çıkmamaları yönünde tavsiyelerde bulunurlardı. ben daha çocuktum o yıllarda, babamın kuyruğuna takılmış, 2 sene kıbrıs ta yaşamıştım. tam 2 sene annesinden ayrı bir çocuk, girne deki limanda yağmur yağarken anamurdaki dağları görür, bu dağların ardında annem var diye düşünürdüm. günlerden bir gün babam toparlan gidiyoruz dedi. afilli bir çığlık patlattığımı hatırlıyorum o anda, sonra birden istanbul düştü aklıma. o küçücük yaşımda, bir kaç oyun parkından başka hiçbir şeyini bilmediğim istanbul. O zamanki yeşilköy, şimdiki atatürk havaalanına indiğimizde, yazının başında anlattığım gibi bir istanbul la karşılaştım. keskin bir kükürt kokusu gırtlağımı yakıyordu. allahım ne kadar özlemişim bu kokuyu. şimdilerde anlıyorum ki, biz istanbul un boğazını filan değil, pisliğini keşmekeşini çamurunu sevmişiz. poisithantos 18 Ocak 2008 12:01aşkla nefret arasında gidip gelen bir ilişkim var mevzu bahis istanbulla... içinde yaşarken beni çıldırtır... 3 gün ayrı kalsam ahh istanbul derim... TeNeBRa 19 Ocak 2008 02:50Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; nart neskenjake 19 Ocak 2008 02:5012 ülke... hepsini birbirinden farklı kılan güzellikleri gördü gözlerim. hepsinde çok güzel kadınlar tanıdı. hepsinde çok leziz yemekler tattı... bir çoğunda dostlar, bir kaçında acılar ama hepsinde derin hatıralar bıraktı gözlerim... ya istanbul.. galiba istanbul bizi aldı.. biz onu değil... aklıma bir atila ilhan şiirinin bir mısrası geliyor sonunda bu yazının... sen beyaz bir kadınsın uzaktaki diyek 19 Ocak 2008 02:53ne seninle, marooc 21 Ocak 2008 16:59Boğazın iki yakasında iki ayrı kalp bırakan... karizmatikuyeadimossun 27 Ocak 2008 04:28sen gel, özel havalı kornası olan bi kamyonla karşılicam seni :) unutmuşsundur sen o sesi ugur666 31 Ocak 2008 02:01bunu bu akşam okumamalıydım diye düşünüyorum.yarın gidiyorum.ve son zamanlarda uçak havalanırken arkama bakıp ağlıyorum.ama biri söylemişti.vefalıdır istanbul bekler demişti.bekle istanbul .ama lütfen değişme !geri geldiğimde eskisi gibi ol. YARASA83 05 Mart 2008 21:41bu yazıya puanı basanlar:
|